Veri Bilimi Liderliğinden Eğitmenliğe: Çağlar Subaşı’nın Hikayesi

Veri Bilimi eğitmenimiz Çağlar Subaşı'nın hikayesini kendinden dinlemek istedik!

Eğitmenlere

Veri Bilimi Liderliğinden Eğitmenliğe: Çağlar Subaşı’nın Hikayesi

Eğitmenimiz Çağlar Subaşı uzun yıllardır Kodluyoruz ve Patika’da bizimle birlikte yazılımcılar yetiştirme yolculuğunda olan eğitmenlerimizden biri. Veri bilimi alanında onlarca genci yetiştirip iş sahibi olmalarına katkı sundu. 35 yaşında ve Ankaralı. ODTÜ İstatistik bölümünde lisansını, İstanbul Teknik Üniversitesi Büyük Veri ve İş Analitiği bölümünde ise yüksek lisansını tamamladı. Şu anda Data Science Team Lead olarak çalışıyor. 

Veri bilimi liderliği ile başlayan ve eğitmenliğe uzanan hikayesini Patika ekibi olarak kendisinden dinlemeyi istedik! 


“Eğitmenim ve tabii ki bu sebeple daimi bir öğrenciyim.”

Kariyer ilerlemene en çok katkıda bulunan üç şeyi sıralar mısın?

Sebat, çeşitlilik ve planlılık diyebilirim.

Sence kendini geliştirirken birilerinden destek almak ve mentorunun olması ne kadar önemli?

Çevre edinimi oldurmacı eğitimin temel taşlarından biridir. Sosyal ve yaşam boyu olan öğrenme sürecinde yoruculuğu ve bıktırıcılığı en düşük hal interaktif olandır. Doğru insanlarla kuşatılmış bir hayatın ziyan olması sürpriz olur. Hele tam da ihtiyaca yönelik makul hayat görüşüne sahip uzmanlarla baş başa vakit geçirebiliyorsanız çok şanslısınız!

Neden Patika’da ve Kodluyoruz’da eğitim veriyorsun? Eğitmenlik senin için nasıl bir deneyim?

Öğrendiklerimizin kıymetli varlıklar olduklarını teyit etmenin tek yolu nakite çevirmek değildir. Hatta çoğu zaman parasal bakış uzmanlaşmayı dayatarak vizyon ve yaratıcılığı kısıtlar.

"Ders vermek, düzenli ve tertipli aktarımlarda bulunmak bilgilerimi tazelediğinden; beni hem dinç tutuyor hem de zihnimi beslemenin ötesine geçip ruhuma iyi geliyor, tatmin oluyorum. "

Aynı zamanda öğrencilerim ile paylaşmak, birlikte hata yapıp bunlardan ders çıkarmak, ortak olmak ve dahası! Hepsi bizim klasik eğitim sistemimizde pek de bilinçli icra ettiğimiz faaliyetler değil, ama öte yandan algoritmalar çağındayız ve eğitmenlik yaparak insan olmanın en korunaklı kalesi duygusal zekaya dokunuyoruz. Bu da benim gibi kitaplarda yaşayan biri için çok kritik ve değerli bir kazanım.

Patika ve Kodluyoruz’da eğitmen olduktan sonra hayatında neler değişti?

Kısaca gençleştim diyebilirim. Discord’da oyun oynamaya başladım. Telegram kullanarak anketler düzenleyip sticker paylaşmaktan keyif alır oldum. Kariyerini heyecanla izlediğim bir sürü cesur yürekle tanıştım.

Aile gibi hissetmenin tanımlı bir üst sınırının olmadığını gördüm. Yarına karşı daha umutla bakmaya başladım. Topluma karşı sorumluluk edinme ve bunları ifa etmenin paha biçilemez, vazgeçilemez olgular olduğunu anladım.

Eğitmenlik dışında yaptığın projeler, topluluğa katkı verdiğin işler varsa bahsetmek ister misin?

Şahsi olarak yürüttüğüm büyük/küçük, iş hayatına veya sosyal hayata dair epey bir proje var. Dünyanın temel meselelerini birleştirip bir çözüm tasarlamak ve bunu bir internet sitesinde duyurup belki hayatım boyunca gidemeyecegim ülkelerden insanların sahip çıktığına şahit olmak beni heyecanlandırıyor. 

Boş durmayı hiç sevmem. Sanki hangi alandan olursa olsun bir problem ile uğraşmadan geçen her saniye heba edilmiş gibi geliyor. O yüzden koşmayı, omzuma yükler almayı ve yorulmayı çok severim. Eğitmenlik, gönüllülük ve sportif faaliyetlerim hep bu anlayış etrafında şekillenmiştir. Bilgiye ve çevre için bir şeyler yapmaya her zaman açığım. Para kazanmaktan arta kalan zamanımın çoğunu bunlara ve eşimi sevmeye ayırıyorum.

Sen zaten sektörde çok iyi bir veri bilimcisin. Topluluğa katkı sunmasan da şu an olduğun yerde olur muydun? Yoksa bu katkıların bir şeyler değiştiriyor mu?

Aslında bunu değişmek ve değiştirmek bir yaşam biçimim olarak tanımlayabilirim. Yani ben işyerinde neysem evde, Kodluyoruz ve Patika’da da böyleyim. Çok iyi bir veri bilimci olmamı sağlayan şeyler bir bütünün parçaları diyebilirim.

Sürekli etkinlikler düzenlemek, bir çevre edinmek, yardımsever bir atmosfer içinde çalışarak başkalarının da tüm bunlardan istifade ederek daha başarılı işlere imza atmasına katkıda bulunmak, potansiyellere hayranlık ve merak duyup onlara dokunmak ve dahası.... Bunların hepsi bir davranış, bir yaklaşım metodu ve sen verdikçe seni daha da zenginleştiriyor. 

Faaliyetlerimden bazen çok yorulduğumda hep şu söz gelir aklıma, kimindir bilmem:

“İnsan sevdiği kadar cesur, sevildiği kadar zengin; paylaştığı kadar cömert ve başardığı kadar ölümsüzdür.”

***

Çağlar hocamızın yolculuğu size ilham verip ‘ben de eğitmen olup bilgilerimi paylaşmalıyım’ dedirttiyse, eğitmen olmak için buradan başvurabilirsiniz.